Baha Sadık Akıner’in Kaleminden; “”Enis FOSFOROĞLU”

2 yıl oldu aramızdan ayrılalı.

Bir büyük Usta.

Enis FOSFOROĞLU…

22 Haziran 2019’da;

Büyükada’dan havalandı da,

Kuş oldu uçtu başka bir diyâra.

Oralardan şimdi bizi izlemekte, bize bakmakta…

Renan FOSFOROĞLU’ndan oldu,

Mualla KAVUR’dan doğdu Enis.

1 Ocak 1948’de, İstanbul’da… 

Belkıs DİLLİGİL, teyzesiydi.

Avni DİLLİGİL, eniştesi.

Aliye RONA ise, eniştesinin kız kardeşi… 

Bu kadar sinema oyuncusu olan bir aileye mensup olup da,

Oyunculuktan başka mesleğe yönelme şansı olabilir miydi Enis’in?

Olmadı da…

*****

Galatasaray Lisesi’nden sonra, 

Ankara Devlet Konservatuarı’nı kazandı…

Konservatuvardan mezun olduktan hemen sonra İstanbul’a döndü…

Atıf YILMAZ’ın yönettiği; 

Yılmaz GÜNEY ile Hülya KOÇYİĞİT’in 

Başrollerini paylaştığı ‘Zeyno’ ile..

Nejat SAYDAM’ın yönettiği; 

Türkan ŞORAY ile Tanju GÜRSU’nun 

Başrollerini paylaştığı ‘Herkesin Sevgilisi” filmlerinde roller aldı…

İstanbul’da sinema kariyerine başladıktan kısa bir süre sonra,

Ankara Devlet Konservatuvarı’ndan, 

Yüksek dereceyle mezun olması nedeniyle, 

Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü’nden teklif aldı…

O teklifi değerlendirerek Ankara’ya döndü…

Sinema kariyerine ise;

Bir Seslendirme Sanatçısı olarak, sesiyle devam etti…

‘Hababam Sınıfı’, 

‘Uyanık Kardeşler’ 

ve ‘Mavi Eşarp’ın da aralarında olduğu birçok film için

Seslendirme yapan Enis FOSFOROĞLU;

1970’de başladığı, 

Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü’ndeki görevinden, 

1976’da istifa ederek İstanbul’a döndü…

*****

Çeşitli tiyatro topluluklarıyla sahneye çıkarken;

İkinci dönem sinema oyunculuğu kariyerine, 

‘Derbeder’ ile başladı…

Ne var ki dönem, sinema için kötü bir dönemdi…

Bir yandan TV’nin yaygınlaşması, 

Diğer yandan terör olayları, 

İzleyicileri iyiden iyiye sinemadan uzaklaştırmaya başlamıştı…

Bu sefer gözünü TRT’ye çevirerek;

1978’de Levent KIRCA ile birlikte, 

TRT’de, 

‘Siz Olsaydınız Ne Yapardınız?’ adlı bir komedi programı yaptı…

FOSFOROĞLU ile KIRCA, 

‘7 Gün’ adlı dergiye verdikleri röportajda, 

‘Bizi kimse ayıramaz’ demişlerdi ama

Çok tutan programları, 

Komünizm propagandası yapıldığı iddiasıyla yayından kaldırılınca, 

Ayrılmak zorunda kaldılar…

Seks filmleri furyasıyla zor döneme giren Türk Sineması’nda;

1979 yılında parlak günlerine dönme sinyali, 

Enis FOSFOROĞLU ve meslektaşları için, 

Umutların yeşermesine neden oldu…

Ne var ki yeşeren o umutlar; 

Sadece bir yıl sonra iyice artan terör olaylarının 

ve 12 Eylül Askeri Darbesi’nin enkazı altında kaldı…

12 Eylül 1980’de gerçekleştirilen, 

Askeri darbeyle ilan edilen sıkıyönetim, 

Ülkenin sanat ürünü üretimini de olumsuz şekilde etkiledi…

*****

Enis FOSFOROĞLU; 

Türk sinemasının 1976 – 1980 arasındaki buhranlı döneminde, 

Sadece 4 filmde oyunculuk, 

6 filmde ise seslendirme yapma olanağı bulabildi…

Türk Sinemasının geleceğini göremediği 1980’de, 

Kadıköy’de “Enis Fosforoğlu Tiyatrosu”nu kuran sanatçı,

Sahnelediği oyunlarla ayakta kalmaya çalışırken, 

Verdiği derslerle birçok oyuncunun yetişmesine zemin hazırladı…

Tiyatrosunun idari işleri, 

Oyun yazımı, 

Yönetimi ve tiyatro derslerine ağırlık vermesinin yanı sıra, 

Türk Sinemasının yeni kimlik arayışının, 

Yazlık sinemaların kapanmasıyla, 

Salon sayısındaki büyük düşüşün, 

Film sayısını daha da azaltması, 

Sinemadan iyiden iyiye uzaklaşmasına neden oldu…

İlk kez 1986’da sahnelediği, 

Hüseyin Rahmi GÜRPINAR’ın eseri ‘Şıpsevdi’yi;

Son olarak,

2011’de tiyatro seyircisiyle yeniden buluşturdu… 

Sanatçı; 

‘Şıpsevdi’de kızı Seren FOSFOROĞLU ile 

‘Ağabey – Kardeş’i canlandırdı…

1990’dan sonra ise;

Dönemin modası TV dizileriyle,

Oyunculuğa tekrar döndü…

Sanat ve üretimlerle dolu bir yaşam…

*****

11 Haziran 2019’da,

Çok sevdiği Büyükada’daki evinde

Geçirdiği kâlp krizinin ardından,

İstanbul’da hastaneye kaldırıldı…

Tedavisi yapılıp taburcu olduktan sonra,

22 Haziran 2019’da,

Büyükada’daki evinde tekrar kâlp krizi geçirdi…

Şakacı yönüyle bilinen usta sanatçının vefatını,

Kardeşi Tiyatro ve Dublaj Sanatçısı Ferdi MERTER’in oğlu,

Yeğeni, oyucu ve Yazar Almula Merter Churm:

“Amcam, baba yarım, bu nasıl bir şaka?” mesajıyla duyurdu…

Son şakasını yaptı Usta…

Bu hayat fanusunda…

Şimdi erişilmez uzaklarda…

Ama hissettiğimizde yanıbaşımızda…

Anısına ve üretimlerine saygıyla…

2 thoughts on “Baha Sadık Akıner’in Kaleminden; “”Enis FOSFOROĞLU”

  • 22 Haziran 2021 tarihinde, saat 07:39
    Permalink

    Ne çok borçluyuz adı geçen ustalara,bize ne çok şey kattılar, ruhları şad olsun, teşekkürler Baha’cığım, sevgilerimle

    Yanıtla
  • 22 Haziran 2021 tarihinde, saat 08:39
    Permalink

    Kalemine sağlık hocam

    Yanıtla

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir