Baha Sadık Akıner’in Kaleminden;” Vedat Oğuzcan”

Ümit Yaşar’ı bilir misiniz?
Ümit Yaşar OĞUZCAN’ı?
Duygusal şiirlerin usta şairi,
Tarsuslu hemşehrimiz hani…
Bilmeyen mi var dediğinizi duyar gibiyim…
Hani şu,
23 intihar denemesi yapan Ümit Yaşar’ı…
Kendini yalnızlığa mahkûm ettiği söylenen…
Kendi kendine;
Adresine sürekli mektuplar yazıp yolladığı,
Bir süre beklettikten sonra,
Bu mektupları açıp,
Okuyup,
Uzaklardaki hayâli sevgilisinden geldiğini sanan
ve O’na tekrar şiir yazan Ümit Yaşar’ı…
Biricik oğlu Vedat’ın,
İntihar ederek öldüğünü biliyor muydunuz peki?
İçinde babasına duyduğu müthiş bir öfkeyle,
Kuş olup gökyüzüne uçan Vedat’ı…
Defalarca gözlerinin önünde,
İntihara kalkışmış olan babasına karşı,
Yaptığı son hatasını…
Dayanamıyordu Vedat…
Babasının; ölüme koşup koşup,
Varamayışına tanıklık etmekten yorulmuştu…
6 Haziran 1973’te;
48 yıl önce bugün,
Duydukları gürültüyle,
Galata Köprüsü’nün denize nâzır,
Kıraathanelerinden birinden fırlayan bir vatandaş:
“Eyvah!” dedi…
“Düştü çocuk…”
“Galata’dan düştü, yetişin!…”
Yerde yatan çocuğun etrafında toplanan kalabalık,
Çocuğun elinde bir kâğıt buldular.
Sımsıkı kapalı parmakları,
Avucuna hapsolmuş bir kâğıt…
Zorla aldılar ellerinden kâğıdı.
Şöyle yazıyordu buruşmuş kâğıtta:

“İntihar; öyle edilmez, böyle edilir baba!… Vedat…”


Evet, 48 yıl önce bugündü…
Bunun üzerine,
“Galata Kulesi” adlı şiirini yazar Ümit Yaşar…
6 Haziran 1973…
Pırıl pırıl bir yaz günüydü.
Aydınlıktı, güzeldi dünya.
Bir adam düştü o gün Galata Kulesi’nden.
Kendini bir anda bıraktı boşluğa…
Ömrünün baharında;
Bütün umutlarıyla birlikte,
Paramparça oldu.
Bir adam, benim oğlumdu…
Gencecikti Vedat,
Işıl ışıldı gözleri;
İçi,
Bütün insanlar için sevgiyle doluydu…
Çıktı apansız o dönülmez yolculuğa.
Kendini bir anda bıraktı boşluğa.
Söndü güneş, karardı yeryüzü bütün…
Zaman durdu…
Bir adam düştü Galata Kulesi’nden,
Bu adam benim oğlumdu…
Açarken ufkunda güller alevden.
Çıktı, her günkü gibi gülerek evden.
Kimseye belli etmedi içindeki yangını.
Yürüdü, kendinden emin.
Sonsuzluğa doğru…
Galata Kulesi’nde bekliyordu ecel.
Bir fincan kahve, bir kadeh konyak.
Ölüm yolcusunun son arzusu buydu.
Bir adam düştü Galata Kulesi’nden,
Bu adam benim oğlumdu…
Küçücüktü bir zaman.
Kucağıma alır ninniler söylerdim O’na.
“Uyu oğlum, uyu oğlum, ninni…”
Bir daha uyanmamak üzere uyudu Vedat…
6 Haziran 1973…

Galata Kulesi’nden bir adam attı kendini.
Bu nankör insanlara.
Bu kalleş dünyaya inat…
Şimdi yine bir ninni söylüyorum O’na…
“Uyan oğlum, uyan oğlum, uyan Vedat…


Ruhları şâd olsun…
Saygıyla…

One thought on “Baha Sadık Akıner’in Kaleminden;” Vedat Oğuzcan”

  • 6 Haziran 2021 tarihinde, saat 23:43
    Permalink

    Kalemine sağlık hocam

    Yanıtla

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir